Manchester United'ın 100 bin kişilik yeni stadı bir hırs göstergesi değil, başarısızlığın itirafıdır.
Geçtiğimiz hafta duyurulan 25 dönümlük arazi anlaşması, bir kurumsal sis perdesi olarak okunmalı; kulübün eski benliğinin mali bir kabuğa dönüştüğü gerçeğini gizlemek için kullanılan parlak bir oyuncak. Çoklu kulüp modelleri ve devlet fonlarının hakim olduğu bu dönemde, beton ve tuğlaya para dökmek yönetim kurulu oyun kitaplığındaki en eski numaradır.
Liverpool Kop'u inşa etti, United kaldıraçlı satın almayı
Liverpool 2016'da Anfield'ın ana tribününü genişletirken bu yatırım gelir artışıyla finanse edildi, gelecekteki bilet satışlarına borçlanarak değil. United'ın yeni stadı ise, 2005'ten bu yana faiz, temettü ve ücretlerle 1 milyar sterlinden fazla para çeken Glazer ailesi tarafından finanse edilecek. Karşıtlık net: bir kulüp temel ürününe yatırım yaptı, diğeri bilançosuna.
2010'larda Arsenal Emirates Stadı'nı inşa etti ve hemen ardından en iyi oyuncularını borcu ödemek için sattı. United şimdi aynı planı uyguluyor; tek fark, stadın Sir Alex Ferguson'un emekliliğinden bu yana 1.5 milyar sterlin harcanmış ve sıfır şampiyonluk getirmiş bir kadro için bir kılıf olması.
Altyapı, beceriksizlik için bir kalkan
Felix Nmecha için 100 milyon sterlinlik kovalamaca, işlevsizliği gözler önüne seriyor. Geçen sezon Bundesliga'da 18 maça çıkan bir orta saha oyuncusu, piyasa değerinin iki katına biçiliyor çünkü United'ın dağınık transfer politikası tutarlı bir sportif model olmadan çalışıyor. Aynı anda Crysencio Summerville'in de peşindeler; oysa iki yıl önce 10 milyon sterline alınabilecek bir oyuncu. Yeni stadyum bunu düzeltmeyecek.
- Nmecha transferi: Dortmund'un 25 milyon sterline aldığı oyuncuya 100 milyon sterlin. Tam bir panik fiyatlaması.
- Summerville hikayesi: West Ham'ın indirimli anlaşması United'ın uzun vadeli plan eksikliğini ortaya koyuyor.
- Glazer temettüsü: takım çürürken sahiplerine yılda yaklaşık 20 milyon sterlin ödeniyor.
Ama altyapı yatırımı gerekli, değil mi?
Elbette Old Trafford'un modernize edilmesi gerekiyor. Koridorlar dar, çatı akıyor ve atmosfer on yıldır cansız. Ancak yeni stadın rekabet için gereken geliri yaratacağı argümanı, Premier Lig'in merkezi yayın gelirlerini göz ardı eden kısır bir döngü. Her kulüp kabaca aynı yayın gelirini alıyor. Farkı yaratan, bu paranın nasıl harcandığı. Arsenal'in Emirates geliri, Chelsea ve Manchester City'nin gerisinde kalmalarını engellemedi. Barcelona'nın Camp Nou yenilemesi gelecekteki gelir akışlarını satarak finanse ediliyor. Stadyumlar şampiyonluk kazandırmaz; iyi yönetim kazandırır.
25 dönümün gerçek maliyeti
United'ın arazi alımı, tutarlı bir sahiplik modeli ve futbol-öncelikli stratejisi olan Manchester City'nin Guardiola sonrası döneme kendi altyapısından yetişen Enzo Maresca'yı atayarak hazırlanmasına denk geliyor. City'nin altyapı yatırımı akademi ve antrenör yetiştirme kanalına; yani daha büyük bir sahneye değil, daha iyi bir oyuna. United daha büyük bir tiyatro inşa ediyor. City daha iyi bir oyun kuruyor.
Kesin test beş yıl sonra gelecek. Yeni stadyum yükselirken Premier Lig şampiyonluk kupası boş kalırsa, bu haftaki duyuru bir dönüm noktası olarak değil, Glazer'lerin taraftarlara 2 milyar sterlinlik bir serap sattığı an olarak hatırlanacak.
Tahmin: 2028'e kadar Manchester United'ın yeni bir stadı, en az 1.5 milyar sterlin yeni borcu ve gösterecek bir Premier Lig şampiyonluğu olmayacak. 25 dönümlük yalan, yönetimsel beceriksizliğin ilerleme kılığına girmiş bir anıtı olarak teşhir edilecek.
İlgili Makaleler
Kategori: Görüş | LA Premier Lig Ana Sayfa