Manchester City'nin akademisi birinci takıma oyuncu yetiştirme fabrikası değil; bir kâr merkezi.
City'nin kendi yıldızlarını büyüttüğü anlatısı, Premier Lig'in en kalıcı masallarından biri. Ama yakından bakın: Phil Foden istisna, kural değil. Morgan Rogers'a ödenen 117 milyon sterlin bir mesajdı: City'nin gerçek stratejisi hiçbir zaman altyapıdan yetişen oyunculara dayanmadı.
Rakamlar yalan söylemez: City'nin akademi ihracatı, birinci takım mezunlarını 10'a 1 geçiyor.
Abu Dabi'nin devralmasından bu yana (2008), City sadece üç akademi oyuncusunu düzenli birinci takım statüsüne yükseltti: Micah Richards (devralma öncesi), Phil Foden ve Rico Lewis. Bu arada, 30'dan fazla akademi ürününü kâr için sattılar: Jadon Sancho (€20m Dortmund'a), Romeo Lavia (€12m Southampton'a) ve Morgan Rogers (£117m Chelsea'ye). Model net: genç al, eğit, yüksek fiyata sat - birinci takım için değil, bilanço için.
City'nin akademi altyapısına net harcaması, yıllık transfer harcamalarının yanında sönük kalıyor. Son beş transfer döneminde, Erling Haaland (£51m), Jack Grealish (£100m) ve Josko Gvardiol (£77m) gibi hazır yıldızlara 400 milyon sterlinin üzerinde harcadılar. Akademi bir pazarlama kalkanı: rakiplerden fazla harcarken mali disiplin iddiasında bulunmanın bir yolu.
Pep etkisi: Guardiola bitmiş ürün ister, ham potansiyel değil.
Guardiola, City'de 30 oyuncuya ilk kez forma şansı verdi, ancak sadece Foden ve Lewis 50'den fazla maç oynadı. Diğerleri - Tosin Adarabioyo, Aleix Garcia, Taylor Harwood-Bellis - iki sezon içinde satıldı. Pep'in sistemi anında teknik yeterlilik gerektirir; gençlerin gelişmesini beklemez. Bunu 1990'larda Alex Ferguson'un gençlikle bir hanedan kurduğu Manchester United'ın akademisiyle veya Arsenal'in mevcut Hale End hattı (Bukayo Saka, Emile Smith Rowe) ile karşılaştırın. City'nin gençleri ticareti yapılabilir bir meta, stratejik bir varlık değil.
- City'nin akademisi son on yılda 200 milyon sterlinin üzerinde transfer ücreti geliri sağladı, ancak sadece üç oyuncu 100'den fazla birinci takım maçı oynadı.
- Aynı dönemde Chelsea'nin akademisi Mason Mount, Reece James ve Trevoh Chalobah'ı üretti - hepsi düzenli oyuncu. United'dan Marcus Rashford, Scott McTominay ve Alejandro Garnacho çıktı.
- City'nin akademi mezunu en yüksek transfer ücreti (Rogers için £117m), herhangi bir mezunun birinci takıma saha içi katkısını geride bırakıyor.
Karşı argüman: Foden ve Lewis sistemin işlediğini kanıtlıyor. Bu bir serap.
Taraftarlar, Foden'ın 13 büyük kupa kazanmasını ve Lewis'in yükselişini başarılı bir akademinin kanıtı olarak gösteriyor. Ancak Foden bir istisna: City'nin kadrosu zayıfken 17 yaşında çıkış yapan kuşak yeteneği. Lewis ise 2022/23'teki çaresiz savunma krizinden faydalandı. Bunlar fırsat doğurma vakaları, yapılandırılmış bir yol değil. Bu arada City, en umut verici ikinci yeteneği Cole Palmer'ı Chelsea'ye 42.5 milyon sterline sattı. Akademinize inanıyorsanız Palmer'ı tutarsınız, paraya çevirmezsiniz.
2026'ya kadar City, kâr için iki akademi yıldızı daha satacak, yurt dışından 100 milyon sterlinlik bir orta saha oyuncusu alacak.
Nico O'Reilly ve Jaden Heskey'in - City'nin U23'lerinde yüksek puan alan iki isim - iki yıl içinde toplam 60 milyon sterlinin üzerinde bir bedelle satılmasını bekleyin. Bu arada City, Dortmund'da Jude Bellingham'ın yerini alacak hazır bir uluslararası orta saha oyuncusunu dokuz haneli bir rakama transfer edecek. Akademi, City'nin PSR'ye uyumunu sağlayacak, ancak birinci takım pahalı ithalatlardan oluşmaya devam edecek. Bu sürdürülebilir bir model değil; felsefe kılığına girmiş finansal mühendislik.
İlgili Makaleler
Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa