100 milyon sterlinlik transferleri unutun; futbolun en cesur sanatı görünmez olanın sanatıdır
Gollere, asistlere ve rakibi donduran çalımlara takılıp kalıyoruz. Ancak bir maçın gerçek orkestra şefi, çoğu zaman topa gösterişle dokunmayan kişidir. Burnley'in Florentino Luís'i Premier Lig'in en gözden kaçan orta sahası ve büyük kulüpler onun için sıraya girmiş durumda.
Benfica'nın yedek kulübesinden Turf Moor'un kalbine
Burnley, Luís'i geçen yaz 20 milyon sterline transfer ettiğinde tepkiler omuz silkmekten ibaretti. Bir Benfica yedeği, küme düşme adayı takım için fazla mıydı? Oysa hayatta kalma mücadelesi veren bir takımda Luís tek istikrar kaynağı oldu: %92 pas yüzdesi, maç başına 3.4 top kapma ve takım arkadaşlarından daha fazla alan kat etme. O, diğerlerinin özgürce hareket etmesini sağlayan güvenlik battaniyesi.
Rakamları sayfadan fırlamıyor. Ama onu izleyin: ilk dokunuşu her zaman yönü belirler, topu almadan önceki vücut pozisyonu verimlilik dersi gibidir. Sadece pas yapmakla kalmaz, topu amaçlı bir şekilde dolaştırır, iki dokunuşta savunmayı hücuma çevirir. Bu, Sky Sports'un montaj yapacağı türden bir oyuncu değil. Kimse fark etmeden orta saha savaşını kazandıran türden bir oyuncu.
Öne çıkan anlardan daha güçlü kanıtlar
Luís gerçekte ne yapıyor? Parçalara ayıralım:
- Derinlemesine ilerletici paslar: Premier Lig orta sahaları arasaki son üçüncü bölgeye pas yüzdesinde ilk %5'te yer alıyor, oysa takımı %40'ın altında topa sahip oluyor.
- Savunma zekası: Tehlikeyi oluşmadan seziyor, maç başına ortalama 2.1 top kesme yapıyor; bunu çalımlara dalarak değil, pas koridorlarında konumlanarak yapıyor.
- Baskı altında top tutma: Topu kaybetmekten çok daha fazla faul yapılıyor kendisine; 90 dakikada 3.6 faul çekiyor. Baskıyı avantaja dönüştürüyor.
Bu, etrafındaki herkesi daha iyi yapan bir oyuncu. Mart ayında Arsenal'e karşı 14 top kapma ve %89 pas isabetiyle Thomas Partey'in etkisini sıfırladı. Manchester City'ye karşı ilk yarıda 42 pasının tamamını isabetli kullandı. Telaş yok, panik yok. Saf kontrol.
Ama o sadece yan pas yapmıyor mu? 'Güvenli' orta saha efsanesi
Eleştiri tahmin edilebilir: Luís gol şansı yaratmaz, gol atmaz, 'maçı çeviren' değildir. Bu, Jorginho'nun Şampiyonlar Ligi'ni kazanana kadar yapıştırılan aynı tembel argüman. Futbol bireysel yetenekle ilgili değil, yapıyla ilgilidir. Luís kilit taşı. Onu çıkarın, Burnley'in savunması açılır, hücumları aceleye gelir, düzeni bozulur. Sheffield United'a karşı 4-1'lik geri dönüş galibiyetini izleyin: Luís'in ikinci yarıda oyuna girmesi Josh Brownhill'in ileri çıkıp gol atmasını sağladı. Tesadüf mü? Hayır.
'Yan pasçı' etiketi, her puan için savaşan bir takımın bağlamını görmezden geliyor. Ona topu tutması, oyunu yavaşlatması, tempoyu yönetmesi talimatı verildi. Bunu bu kadar tutarlı bir hassasiyetle yapması üst düzey bir zekânın işareti. Newcastle'ın rapor edilen ilgisi ve Arsenal'in son keşif izlemeleri, piyasasının değerini anladığını teyit ediyor. Anlamayan tek kişiler, öne çıkan anları performansla karıştıranlar.
Florentino Luís yazın transfer dedikodusunun kilit ismi olacak ve Burnley onu 40 milyon sterlinin altında satarsa pişman olacak
Mantık basit. Burnley Championship'e dönüyor. Luís o seviye için fazla iyi. Yeni yükselen bir takım ya da orta sıraları hedefleyen bir kulüp teklif yapacak. 35 milyon sterlinlik serbest kalma maddesi göz önüne alındığında, anlaşmanın temmuz ortasına kadar tamamlanması bekleniyor. Burnley için 15 milyon sterlinlik kâr, onun başka bir takımda Premier Lig sezonunu yönettiğini izlerken buruk bir his bırakacak. Premier Lig'in bir sonraki büyük orta sahası zaten burada. Sadece ses çıkarmıyor.