Elle oynama kararları artık herkesin kaybettiği bir piyango

Premier League, elle oynamayı kılık değiştirmiş bir tahmin oyununa dönüştürdü. Hafta sonu her hafta yeni bir tartışma çıkıyor ve tek kesin olan şey, kuralın tutarsız uygulanacağı. Artık oyuncular nasıl savunma yapacağını bilmezken, hakemler neye bakacağını şaşırmış durumda, taraftarlar ise şaşkın. Bu futbol değil, saçmalık tiyatrosu.

Sorunun temelinde niyetin yanlış anlaşılması yatıyor

2019'da kural son değiştirildiğinde amaç, kol pozisyonu ve siluete dayanarak elle oynamayı tanımlayarak öznelliği azaltmaktı. Bunun yerine daha fazla kafa karışıklığı yarattı. 2020'de West Ham'lı Tomas Soucek'e verilen meşhur karar, topun çok yakın mesafeden koluna çarptığı pozisyonda doğal vücut pozisyonunun artık önemsiz olduğu emsalini oluşturdu. O zamandan beri, vücuda yapışık kollara çarpan toplar ve oyunla hiçbir ilgisi olmayan kazara temaslar için penaltılar verildiğini gördük.

Premier League'in kendi web sitesinden alınan verilere göre, elle oynama kararlarının VAR incelemelerinde başarı oranı yalnızca %62; yani sahada verilen her on karardan neredeyse dördü bozuluyor. Bu iyileştirme değil, kaos. Karşılaştırma yapmak gerekirse, ofsaytlarda VAR'ın doğruluk oranı %98. Fark açık ve vahim.

Mevcut kural uygulanamaz durumda ve kaldırılmalı

Temel kusur, kuralın hücum oyuncularına karşı kazara teması cezalandırırken, savunmacıları benzer durumlarda aklaması. Bir forvet gol öncesinde topa elle dokunursa gol iptal edilir. Ancak bir savunmacının ceza sahasında istemeden yaptığı elle oynama penaltıyla sonuçlanır. 'Doğal olmayan büyüklük' ilkesi kırılma noktasına kadar zorlandı.

  • Örnek: Nisan 2023'te Arsenal lehine bir penaltı verildi; top, bir savunmacının ortayı kesmek için kayarken koluna çarptı. Kol doğal bir kayma pozisyonundaydı ama hakem 'doğal olmayan' diye değerlendirdi. Karar mevcut kurallara göre doğruydu, ancak kuralın kendisi saçmaydı.
  • Örnek: Aylar sonra benzer bir olayda penaltı verilmedi çünkü savunmacının kolu vücuda yeterince yakın kabul edildi. 'Doğal olmayan' ile 'doğal' arasındaki sınır artık milimetreler ve sübjektif yargı meselesi.
  • Örnek: 2021-22 sezonunda elle oynama nedeniyle 28 penaltı verildi, ancak bunlardan sadece 12'si eski tanıma göre 'kasıtlı' elle oynamaydı. Geri kalanı 'vücudu doğal olmayan şekilde büyütme' gerekçesiyle verildi; bu ifade artık her şeyi meşrulaştırmak için kullanılan bir İsviçre çakısı haline geldi.

Savunmacılar savunamıyor, hücumcular atak yapamıyor

Mevcut kuralı savunanlar, kuralın belirsizliği ortadan kaldırdığını iddia ediyor. Ama bu sadece sorunu hakemden kural koyuculara kaydırıyor. Bir oyuncunun siluetinin nesnel olarak değerlendirilebileceği fikri bir yanılsama. İnsan hareketi dinamiktir; kollar sallanır, vücutlar döner. Bir hakemden anı dondurmasını ve ideal bir duruştan santimetrelik sapmaları ölçmesini istemek, oyunu yavaşlatmadan imkansızdır.

Üstelik kuralın ters bir teşviki var: Hücumcular artık bilerek savunmacıların ellerine vurmaya çalışıyor. Kaldırılmamış kollara bilerek orta yapıp penaltı isteyen oyuncular gördük. Bu futbol değil, sistemi manipüle etmek. Kural, savunmacıları hedef, hücumcuları da keskin nişancıya dönüştürdü.

Çözüm daha fazla teknoloji ya da sonsuz düzeltme değil. Sağduyuya dönüş: sadece açık ve kasıtlı elle oynamaları cezalandırmak. IFAB, kolun nerede olduğuna bakılmaksızın kazara temasın faul olmaması gerektiğini kabul etmelidir. 'Doğal olmayan büyüklük' kriteri terk edilmelidir. Başarısız oldu.

Premier League, değişim için öncülük etmeli

Ligin IFAB'ı zorlayacak gücü ve nüfuzu var. Wolves ve Brighton gibi kulüplerin reform çağrısı yaptığını gördük. Taraftar öfkesi hissedilir düzeyde. Premier League harekete geçmezse, maçların futbol kalitesiyle değil piyangoyla belirlendiğini görmeye devam edeceğiz. Tahminim: iki sezon içinde elle oynama kuralı 'kasıtlı eylem' standardına döndürülecek ve 'doğal olmayan büyüklük' maddesi emekliye ayrılacak. O zamana kadar, daha fazla kaosa hazır olun.

Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa