Manchester City'nin transfer stratejisi, kaçırılmış fırsatlar müzesi.

Yenilikçilikle övünen bir kulüp için City'nin akademi mezunlarını takıma entegre etmekteki isteksizliği akıl almaz. Genç yetenekleri bir cimrinin altın sayması gibi biriktiriyor, sonra kiralıkta paslanmaya terk ediyorlar. Ayyoub Bouaddi için 100 milyon sterlinlik kovalamaca en son örnek: Phil Foden'ın yaptığını yapan bir oyuncuya 100 milyon daha fazla harcamak.

Kiralık ordusunun paradoksu

City'nin akademisi İngiltere'nin en parlak yeteneklerini üretti: Foden, Rico Lewis, Cole Palmer. Ama Palmer, 42,5 milyon sterline Chelsea'ye satıldı – şimdi bakınca ucuz kalan bir rakam. 2018'den bu yana City 40'tan fazla akademi oyuncusunu kiralık gönderdi. Sadece Lewis ve Foden 20'den fazla A takım maçına çıktı. Gerisi? Bir hesap tablosunda unutulmuş dipnotlar.

Bunu Ajax veya Borussia Dortmund ile karşılaştırın; onlar A takım yolu inşa ediyor. City'nin modeli sömürücü: genç al, geliştir, kâr için sat. Finansal olarak işe yarıyor ama sportif olarak bir boşluk. Pep Guardiola total futbol vaaz ederken, takımı evde yetişen oyuncuların getirdiği kimlikten yoksun. Foden istisna; onun varlığı sistemik bir başarısızlığı maskeliyor.

Anında sonuç almanın bedeli

City'nin Bouaddi'yi – 20 yaşındaki bir orta saha oyuncusu – alma çabası, kendi üretim hattına güvenme isteksizliğini ortaya koyuyor. Sheffield United'da kiralık oynayan James McAtee benzer bir rolü üstlenebilecekken neden 100 milyon euro harcayasın? Çünkü Guardiola hazır çözümler istiyor. Akademi, bir kaynak değil, gelir akışı olarak görülüyor.

  • Son beş sezonda City, 21-25 yaş arası oyunculara 400 milyon sterlinin üzerinde harcarken, akademi mezunlarını 150 milyon sterline sattı.
  • Dünya futbolunun en değerli 20 akademi ürününden üçü City'ye ait – hiçbiri City'de oynamıyor.
  • Bouaddi'nin transferi, ikisi de defalarca kiralanan Lewis ve McAtee'nin yolunu doğrudan tıkayacak.

Karşı argüman: City kazanıyor, neden değişsin?

Eleştirmenler, City'nin üst üste dört şampiyonluğunu gösterip sistemin işlediğini söyleyecek. Ancak bu, uzun vadeli sürdürülebilirliği göz ardı ediyor. Guardiola gittiğinde, evde yetişen oyuncuları görmezden gelme kültürü boş bir dolap bırakacak. Manchester United'a Ferguson sonrası bakın: Kısa vadeli çözümler peşinde koşarak kimliğini kaybeden bir kulüp. City, daha iyi bir halkla ilişkilerle aynı tuzağa doğru uyurgezer gibi yürüyor.

İronik olan, City'nin akademisinin İngiltere'nin en iyisi olması. U18 takımı geçen sezon üçlemeyi yaptı. Yine de kulüp bu oyunculara etrafına inşa edilecek varlıklar olarak değil, ticaret malı olarak bakıyor. Bu gelişim değil; tersine varlık sıyırma.

Tahmin: Üç sezon içinde City, bir akademi mezununu 80 milyon sterline geri alacak – ya da bir rakibinin şampiyon olmasını izleyecek

Palmer'ın Chelsea'deki başarısı bir uyarı. Sıradaki Palmer – belki McAtee, belki Shea Charles – gidecek, başka yerde parlayacak ve City onu değiştirmek için üç katını harcayacak. Bugün kazanmanın bedeli bu: yarını ipotek etmek. Müzik durduğunda, akademi tribünlerindeki boş koltuklar gerçek hikayeyi anlatacak.

Kategori: Yorum | LA Premier League Ana Sayfa