Premier League'in bilançoları kurgu. Geriye kalan tek dürüst rakam puan silmeleri.
Everton'a geçen sezon Kârlılık ve Sürdürülebilirlik Kuralları'nı (PSR) ihlal ettiği için on puan silme cezası verildiğinde manşetler "ceza" idi. Gerçek ise itiraf: ligin kendi finansal modeli başarısız olmak üzere tasarlanmış bir sistem.
Bury'den Bournemouth'a: kimsenin adını koymak istemediği düzen
İngiliz futbolu 1992'den bu yana 27 kulübün iflas koruma (administration) sürecine girdiğini gördü. Bu sayı, Premier League'de hiç yer almış toplam kulüp sayısından daha fazla. En sonuncusu – 2023'te Reading – yaklaşık 300 milyon sterlinlik borç altında çöktü. Ama her yaz kulüpler, iflasın yabancı bir kavram olduğunu düşünerek harcama yapıyor.
Bournemouth'un Alex Scott için Arsenal'in teklifini reddetmesini düşünün. Kirazlar, 2023'te orta saha oyuncusu için Bristol City'ye 25 milyon sterlin ödedi. Şimdi teklifleri reddederek değerinin artacağına bahse giriyorlar. Ama Bournemouth'un yıllık cirosu kabaca 140 milyon sterlin. Bir oyuncunun yıllık amortize maliyeti 5 milyon sterlin, gelirin yüzde 3,6'sına denk geliyor. Bu yatırım değil, kumar.
Ya da Chelsea'yi ele alalım. Maxence Lacroix'ya 43 milyon sterlin, Folarin Balogun'a 43 milyon sterlin daha harcadılar ve Felix Nmecha için 86 milyon sterlin peşindeler. Clearlake Capital'in devralmasından bu yana toplam transfer harcamaları 1,2 milyar sterlini aştı. Stadyumları 40.000 kişilik. Maç günü gelirleri, Manchester United'ın 130 milyon sterlininin çok gerisinde. Matematik tutmuyor. Sahipler, Şampiyonlar Ligi'ne katılımı garantiymiş gibi kumar oynuyor.
Kulüplerin finansal sürdürülebilirlik hakkında kendilerine anlattığı üç yalan
Premier League'in PSR çerçevesi denge yaratmak içindi. Bunun yerine eşitsizliği kodladı. İşte sistemin başarısız olma şekli:
- Gelir artışı yapısal açıkları gizler: Manchester City'nin ticari geliri 2023'te yüzde 25 arttı, ama yine de 97 milyon sterlin zarar açıkladılar. Büyüme kâr değildir.
- Oyuncu satış muhasebesi görünür sağlığı şişirir: Kulüpler, PSR kapsamında akademi mezunlarını saf kâr olarak satar – Chelsea'nin Mason Mount'la yaptığı gibi – ama bu sahte bir taban yaratır. Kuyu kurur.
- Sahip kredileri sermaye değildir: Everton'ın sahibi Farhad Moshiri kulübe 400 milyon sterlinden fazla borç verdi. Bu yatırım değil; tek limitli bir kredi kartı.
Sonuçlar açık. Aston Villa'nın bir yıldızını 130 milyon sterlin – bir İngiltere rekoru – değerlediği bildiriliyor, oysa Villa Park'ın kapasitesi 42.640. Bu değerlemeyi karşılamak için kulübün yıllık gelirinin 500 milyon sterline yaklaşması gerekir. Orada değiller. Taylandlı taraftarlara satılan hiçbir forma bu aritmetiği değiştirmez.
Karşı argüman: Premier League büyüyen bir sektör ve kayıplar geçici
İyimserler yayın haklarına işaret ediyor. Mevcut yurtiçi anlaşma üç yılda 5,1 milyar sterlin değerinde. Uluslararası haklar yükseliyor. Brighton gibi kulüpler, veri odaklı oyuncu alımı ve ticaretinin sürdürülebilir kârlar üretebileceğini gösterdi. Brentford'un 'Punk Stratejisi' – düşük değerli varlıkları alıp yüksekten satmak – akıllı sahipliğin işe yaradığının kanıtı olarak sunuluyor.
Bu argüman üç şeyi göz ardı ediyor. Birincisi, yayıncılık büyümesi platoya ulaştı. Bir sonraki BK hakları ihalesinin durgun veya negatif olması bekleniyor. İkincisi, 'Brighton modeli' sonsuz bir düşük değerli yetenek arzı gerektiriyor. Artık her kulüp veri kullanıyor. Avantajlar daralıyor. Üçüncüsü, maliyet tabanı gelirden daha hızlı artıyor. En üst ligdeki kulüplerin çoğunda maaş/gelir oranı yüzde 70'i aşıyor. Bu sürdürülebilir değil; başka herhangi bir sektörde iflas öncesi bölge.
Manchester United'ın Ayyoub Bouaddi için 86 milyon sterlinlik kovalamacası bu tür anlaşmaların nasıl bittiğiyle sonlanacak
United'ın 20 yaşındaki orta saha oyuncusu için 100 milyon euroluk bir teklif hazırladığı bildiriliyor. Old Trafford'da başarılı olup olmaması önemsiz. Mesele yapısal: United'ın borcu 970 milyon sterlin. Geçen sezon faiz ödemeleri 41 milyon sterlindi. Ücretlere 210 milyon sterlin harcadılar. Ve bir genç oyuncuyu almak için borçlanıyorlar.
Tahmin şu: Üç sezon içinde en az bir Premier League kulübü, 200 milyon sterlinden fazla transfer ücreti borcuyla iflas korumaya alınacak. Ligin kârlılık kuralları bunu engellemeyecek. Sadece gerçekleşme koşullarını tanımlayacak. Kendi kendine yeten sahiplik yalanı bitti. Tek soru hangi kulübün stadyum ışıklarının önce söneceği.
İlgili Makaleler
Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa