Premier Lig'in finansal mantığı tersine döndü

Premier Lig kulüpleri artık Ligue 1'den gelen kanıtlanmamış gençlere, yerleşik yıldızlardan daha fazla para harcıyor. Bu hırs değil, strateji kılığındaki çaresizlik. Transfer piyasası, evin her zaman kazandığı ve kaybedenlerin taraftarlar olduğu bir kumarhaneye döndü.

Rakamlar yalan söylemez: Bir israf tarihi

Şunu düşünün: Liverpool ve Arsenal, 50'den az A takım maçına çıkmış 18 yaşındaki LOSC Lille orta sahası Ayyoub Bouaddi için 43 milyon sterlin ödemeye hazır. Oysa her iki kulübün altyapısında benzer rolleri çok daha ucuza doldurabilecek oyuncular var. Bu münferit bir olay değil. Ocak ayında Manchester United, Sunderland'den Brian Brobbey için 26 milyon sterlin ödedi. Hollandalı forvet, Championship'te sadece 12 gol atmıştı. United, bir sezonluk vasat bir performans için 16 milyon sterlin prim ödüyor.

Desen net: Kulüpler, kaçırma korkusuyla şişirilmiş bir piyasada genç yeteneklere fazla para ödüyor. 2023'te Premier Lig kulüpleri rekor seviyede 2.5 milyar sterlin transfer harcaması yaptı, ancak bu oyuncuların sadece %35'i düzenli ilk 11 oyuncusu oldu. İsraf akıl almaz boyutlarda.

FFP yanılsaması ve transfer balonu

Finansal Fair Play'in bu aşırılığı dizginlemesi gerekiyordu. Bunun yerine, en zengin kulüplerin herkes için fiyatları şişirdiği iki seviyeli bir sistem yarattı. Sözde 'Büyük Altılı' ticari gelirlerle kayıpları karşılayabilir, ancak Crystal Palace gibi orta sıra kulüpleri bonservissiz transferlere bel bağlamalı. Yine de bonservissiz transferlerin bile gizli maliyetleri var: Mingueza'nın maaşı ve menajer ücretleri Palace'ın bütçesini zorlayacak.

  • Manchester City 2019'dan beri defans oyuncularına 500 milyon sterlinin üzerinde harcadı, ancak altyapıları ilk 11'deki hiçbir savunmacıyı üretmedi.
  • Chelsea, yeni sahipleriyle 2022'den beri transferlere 1 milyar sterlinden fazla harcadı, ancak geçen sezon 6. oldu ve bu yaz 25 milyon sterlinlik bir stoper gerekiyor.
  • Arsenal'in Bruno Guimaraes için 80 milyon sterlinin üzerinde bir teklif yapması, son üç transfer döneminde orta sahaya 200 milyon sterlin harcadıktan sonra geliyor.

Bu rakamlar sürdürülebilir değil. Premier Lig'in gelir büyümesi yavaşlıyor, ancak transfer ücretleri ve maaşlar yükselmeye devam ediyor. Balon patlayacak, ama kimse harcamayı durduran kişi olmak istemiyor.

Peki bu modern futbolun doğası değil mi?

Bazıları bunun sadece piyasa olduğunu söyleyecek: kulüpler rekabet için harcamalı ve genç yetenek yaşlanan yıldızlardan daha güvenli bir yatırım. Ancak kanıtlar bunun tersini söylüyor. Sunderland'in Brobbey'i 10 milyon sterline alıp geliştirip 26 milyona satması, iyi yönetilen bir kulübün nasıl çalışması gerektiğinin tam bir örneği. Yine de satın alan kulüp Manchester United aynı hataları tekrarlıyor: en üst seviyede kendini kanıtlamamış oyunculara büyük ücretler ödemek. Risk azaltılmıyor, aksine büyüyor.

Ayrıca, altyapı ürünlerinin yeterince iyi olmadığı savunması uygun bir efsane. Bukayo Saka, Trent Alexander-Arnold ve Marcus Rashford kendi kulüplerinin altyapısından çıktı. Sorun yetenek eksikliği değil, sabır eksikliği. Teknik direktörler anlık sonuçlar için o kadar baskı altında ki, hazır bir satın alma için altyapıyı atlıyorlar, bu satın alma çiğ bir genç olsa bile.

Transfer piyasası beceriksizliğin vergisidir

İşte tahminim: üç yıl içinde, en az üç Premier Lig kulübü FFP'yi ihlal ettikleri için değil, başarısız olacak genç yeteneklere pervasızca harcadıkları için puan silme cezası alacak. Bir sonraki finansal skandal City'nin şişirilmiş sponsorluk anlaşmalarıyla ilgili olmayacak; bir grup gence 100 milyon sterlin kumar oynayıp hedefi tamamen ıskalayan bir orta sıra kulübüyle ilgili olacak. Sunderland ise tam tersine, Brobbey ve Matias Soule gibi oyuncuları satarak kâr etmeye ve sürdürülebilir bir model kurmaya devam edecek. İronik olan, en çok parası olan kulüplerin parayı harcama konusunda en kötü olmaları. Ve ellerindekinin değerini öğrenene kadar, vasatlık için prim ödemeye devam edecekler.

Kategori: Yorum | LA Premier League Ana Sayfa